 kopya.jpg)
Aksaray'ın Güzelyurt ilçesi, Kapadokya'nın çok katmanlı tarihini en yoğun biçimde içinde taşıyan yerleşim merkezlerinden biridir. Bu kadim toprağın tam kalbinde, yüzyıllar boyu hem kilise hem cami olarak ayakta kalan bir yapı durmaktadır: Kilise Camii, ya da bilinen diğer adıyla Aziz Gregorios Kilisesi. Aksaray il merkezine yaklaşık 38 kilometre uzaklıkta yer alan bu yapı, Ortodoks dünyası için taşıdığı derin anlam kadar mimari özgünlüğüyle de ziyaretçilerini derinden etkiliyor.
Yapının tarihi, Bizans İmparatoru I. Theodosius'un hüküm sürdüğü 385 yılına uzanıyor. İmparator, Nenezili din bilgini Aziz Gregorios Theologos adına bu kiliseyi kapalı haç planında inşa ettirdi. Aziz Gregorios'un Güzelyurt'u merkez edinerek Hristiyanlığı Anadolu'ya yayması ve manastır yaşantısının temellerini burada atması, bu yapıyı yalnızca bir ibadet mekânı değil, Ortodoks mezhebinin doğduğu topraklardan biri hâline getirdi.

Yapı, zaman içinde çeşitli değişikliklere uğradı. Özgün çan kulesi minareye dönüştürülerek kilise, camiye çevrildi. Ancak bu dönüşüm, yapının taşıdığı katmanları silmedi; aksine üst üste yığdı. Apsiste yer alan, kök boyayla boyanmış ahşap ikonastasis, camiye çevrilme sürecinde yerinden taşınarak mihrap düzenine uyarlandı. Ahşap oymacılığının ince işçiliğini yansıtan bu unsur, yapının en dikkat çekici ayrıntıları arasında yer alıyor. Yanı sıra Rus Çarı II. Nikola tarafından kiliseye armağan edilen ahşap ambon, ikonastasisi tamamlayan özel bir eser olarak bugün hâlâ yerinde duruyor.
Kesme taştan yükselen yapı, yan yana konumlanmış iki bölümden oluşuyor. Ana bölüm üç nefli bazilikal bir karakter taşırken, kuzeybatıya bitişik ek şapel tek neflidir. İç mekândaki sütun dizileri ve kemerli plan, Rum mimarisinin olgunluğunu gözler önüne seriyor. Avlu duvarıyla çevrili yapı kompleksinin kuzeyinde, ibadethanenin misafirhanesi bulunuyor; burası tarihte din adamlarının toplandığı, bölgesel sorunların müzakere edildiği bir alan olarak işlev gördü.
Kilise Camii'nin hemen yanında ise yalnızca meraklı ziyaretçilerin fark ettiği bir ayrıntı daha gizleniyor: 35 basamaklık bir merdivenle inilen yeraltı suyu kaynağı, yani Ayazma. Bu kutsal su kaynağı, yapıyı çevreleyen manevi atmosferin somut bir parçası olmaya devam ediyor. Zaten Güzelyurt'un kendisi de, Manastır Vadisi'ndeki elliye yakın kaya kilisesi ve üç yeraltı şehriyle birlikte, Kapadokya'nın henüz tam olarak keşfedilmemiş, sakin ama derinlikli bir köşesi olma özelliğini koruyor.
1924 Türk-Yunan nüfus mübadelesine kadar Rum ve Türk nüfusun bir arada yaşadığı bu topraklarda, Kilise Camii bugün de aktif olarak ibadete açık. Yapı, 2026 itibarıyla turistik ve kültürel miras açısından ulusal koruma altında olmayı sürdürüyor; yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken nadir örneklerden biri olarak Güzelyurt'un simgesi hâline gelmiş durumda.